Türkiye’de eğitimde teknoloji denince akla gelen ilk büyük projelerden biri şüphesiz FATİH Projesi‘dir. “Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi”nin kısaltması olan bu iddialı girişim, 2010 yılında, okullarımızı modern bilişim teknolojileriyle donatarak eğitimde bir dönüşüm yaratma hedefiyle başladı. Ancak bu büyük ölçekli projenin sadece teknolojik hedefleri değil, aynı zamanda yüksek maliyeti ve ihale süreçlerindeki şeffaflık iddiaları da sürekli gündemde kaldı. Peki, aradan geçen bunca yılda FATİH Projesi amacına ulaştı mı, yoksa yol ayrımına mı geldi? Gelin, projenin geldiği noktayı ve beraberindeki tartışmaları birlikte inceleyelim.
FATİH Projesi Ne Vaat Ediyordu?
FATİH Projesi, sadece tablet dağıtımından ibaret olmayan, oldukça kapsamlı bir vizyonla yola çıktı. Temel hedefleri şunlardı:
- Etkileşimli Tahtalar: Sınıflara son teknoloji akıllı tahtalar kurarak dersleri daha interaktif hale getirmek.
- Tablet Bilgisayarlar: Öğrencilere ve öğretmenlere kişisel tabletler sağlayarak dijital öğrenme materyallerine erişimi kolaylaştırmak.
- Geniş Bant İnternet: Tüm okullara yüksek hızlı internet altyapısı kurarak kesintisiz bilgi erişimi sunmak.
- E-İçerik Geliştirme: Ders kitaplarının dijital versiyonlarını ve zenginleştirilmiş multimedya içerikleri sunan Eğitim Bilişim Ağı (EBA)‘nı oluşturmak.
- Öğretmen Eğitimi: Öğretmenlerin yeni teknolojileri etkin kullanabilmeleri için gerekli eğitimleri vermek.
Kısacası, FATİH Projesi, Türk eğitim sistemini 21. yüzyılın dijital dünyasına taşımayı hedefleyen kapsamlı bir ekosistem vaat ediyordu.

Projenin Görünür Başarıları: Etkileşimli Tahtalar ve EBA
Projenin en somut ve başarılı çıktılarından biri şüphesiz etkileşimli tahtaların yaygınlaşması oldu. Bugün Türkiye’deki devlet okullarımızın neredeyse tamamında derslikler, bu modern tahtalarla donatılmış durumda. Bu sayede öğretmenler derslerini görsel materyallerle zenginleştirme, öğrencilerin katılımını artırma ve dijital içerikleri doğrudan sınıfa taşıma imkanı buldular.
Bir diğer önemli başarı ise Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformunun gelişimi. FATİH Projesi’nin dijital içerik ayağını oluşturan EBA, öğrencilere ve öğretmenlere milyonlarca dijital ders materyali, video, animasyon, soru bankası ve etkileşimli içerik sunuyor. Özellikle COVID-19 pandemisi döneminde uzaktan eğitimin vazgeçilmez bir parçası haline gelen EBA, projenin en işlevsel bileşenlerinden biri olarak öne çıktı.
Tablet Dağıtımında Değişen Rota
Projenin en çok konuşulan ve merak edilen ayaklarından biri olan tablet bilgisayar dağıtımı ise zaman içinde farklı bir yöne evrildi. Projenin ilk yıllarında milyonlarca tablet dağıtılmış olsa da, sonraki dönemlerde bu dağıtım stratejisinde değişiklikler gözlemlendi. Maliyet, teknik sorunlar, kullanım verimliliği gibi faktörler, genel ve sürekli tablet dağıtımının yerini, daha ihtiyaç odaklı ve belirli gruplara yönelik dağıtımların almasına neden oldu. Günümüzde, her öğrenciye toplu tablet dağıtımı yerine, okulların teknolojik altyapısını güçlendirme ve EBA üzerinden dijital içerik sunma ön planda tutuluyor.
Yüksek Maliyet ve Yolsuzluk İddiaları: Projenin Gölge Yüzü
FATİH Projesi, teknolojik hedefleri kadar, milyarlarca liralık devasa bütçesi ve ihale süreçlerindeki şeffaflık iddialarıyla da sıkça gündeme geldi. Projenin yürütülmesi sırasında çeşitli sendikalar ve muhalefet partileri tarafından dile getirilen başlıca endişeler şunlardı:
- Yüksek Maliyetli İhaleler: Projenin büyük ölçekli donanım alımları ve altyapı kurulumları için yapılan ihalelerin, yeterince şeffaf olmadığı ve rekabeti sınırladığı iddiaları ortaya atıldı.
- Kamu İhale Kanunu’ndan Çıkarılma: Projenin bazı bölümlerinin Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarılması, ihalelerin denetimini zorlaştırarak olası usulsüzlüklere zemin hazırladığı eleştirilerine yol açtı.
- Danışmanlık ve Personel Ücretleri: Proje kapsamında dışarıdan alınan bazı danışmanlık hizmetleri ve personele ödenen ücretlerin yüksekliği de kamu kaynaklarının etkin kullanılıp kullanılmadığı konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.
Bu iddialar, projenin teknik başarılarına gölge düşürdü ve kamuoyu nezdinde şeffaflık beklentilerini artırdı. Ancak bu iddialara dair kamuoyuna yansımış, kesinleşmiş büyük çaplı bir yargı kararı veya mahkumiyetle sonuçlanmış dava bilgisi bulunmamaktadır.
FATİH Projesi Tamamlandı mı?
Hayır, FATİH Projesi hala devam ediyor. Başlangıçta belirlenen 2015 bitiş tarihine rağmen, projenin büyük ölçeği ve sürekli güncellenen teknolojik ihtiyaçlar nedeniyle süreç uzadı. Bugün itibarıyla, proje daha çok altyapı güçlendirme (internet ve ağ), etkileşimli tahta bakımı ve kurulumu ile EBA’nın geliştirilmesi odaklı ilerliyor. Öğretmen eğitimleri de bu sürecin önemli bir parçası olmaya devam ediyor.
FATİH Projesi, eğitimde teknolojinin ne kadar önemli olduğunu gösteren, büyük bir öğrenme süreci oldu. Elbette uygulama aşamasında karşılaşılan zorluklar, eleştiriler ve adaptasyon süreçleri yaşandı. Özellikle projenin maliyeti ve ihale süreçleri üzerindeki tartışmalar, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda sürekli bir denetim ihtiyacını gözler önüne serdi. Ancak bu proje, Türkiye’nin eğitimde dijital dönüşüm arayışının ve teknolojiyi eğitimin bir parçası yapma çabasının önemli bir göstergesi olarak tarihteki yerini almıştır.
Sizce FATİH Projesi, eğitimde teknolojinin kullanımını nasıl etkiledi ve projenin geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!