Finlandiya Eğitim Sistemi Nedir?

Finlandiya’ nın 1970′ lerde başlattığı eğitim reformları, eğitim adına kısa sayılabilecek sürede büyük başarılar elde edilmesine ve gözlerin Finlandiya Eğitim Sistemi’ne çevrilmesine neden oldu. Elde edilen başarı uluslararası düzeyde uygulanan ve açıklanan PISA sonuçlarıyla da gözler önüne serildi.

Ana hatlarıyla bu sistemi incelediğimizde şunları görüyoruz:

  • Finlandiya için eğtim demek ”herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Bu nedenle okullarda eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor.
  • Finlandiya’ da özel okul yok. Eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından karşılanıyor. Okullar arasında herhangi bir fark bulunmuyor. Bütün okulların iyi olması gerektiğine inandıklarından okul değerlendirmesi yapılmıyor. Bu da okul seçme programlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.
  • Zorunlu okula başlama yaşı 7 olarak belirlenmiş.
  • ”Daha az aslında daha çoktur.” prensibi doğrultusunda öğrencilerin okulda geçirdikleri süre günde 4-5 saat ile sınırlandırılmış durumda. Bu yöntemle, öğrencilerin kişisel tercihleri için gün içinde yeterli zamanı bulabilmeleri ve okuldaki kısa sürede daha etkin ve gerçek öğrenmeyi gerçekleştirmeleri  teşvik ediliyor.
  • Çocukların bağımsız ve kendine yetebilen bireyler olarak yetiştirilmeleri sistemin temelini oluşturuyor.  Bu amaçla öğrenci hangi yaşta olursa olsun okuluna kendisi yürüyerek ya da bisikletiyle ulaşımını sağlıyor. Çok özel durumlar dışında veli tarafından götürülme ya da servis kabul edilmiyor.
  • Kişisel zamana çok önem veriliyor. Her 45 dakikada bir öğrencilerin 15 dakika serbest zaman geçirme hakkı bulunuyor. Öğrenciler sık sık dışarı çıkma ve daha fazla fiziksel aktiviteye teşvik ediliyor. Çünkü öğrencilerin derse katılım ve kapasitelerinin, gevşeme ve yeniden odaklanma şansı veren kısa molalarla daha da artacağı savunuluyor. Bu yöntem kısa süre içinde bireysel isteklerini gerçekleştirebileceğini bilen öğrencinin ders saatinde daha üretken olmasın sağlıyor.
  • Sistemde; çocuklarda kalıcı öğrenmenin en iyi yolları  oyun, hayal gücü ve kendi kendilerine keşfetmek olduğu savunuluyor. Bu nedenle okullarda öğretmenler her eğitim seviyesindeki öğrencilerin oyun oynamasına izin vermekle kalmıyor bu yönde teşvik de ediyorlar.
  • Finlandiya’da eğitim müfredatı son derece basit ve genel bir çerçevede. Öğrenciler kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi programlarını belirleme hakkına sahipler.
  • Sınavın öğrencileri sadece mukayese ettiğini ve eğitimin temel kavramı olan merak duygusunu öldürdüğünü düşündüklerinden,okula başladıkları yıldan itibaren en az 6 yıl boyunca sınav uygulanmıyor. Eğitim sisteminin temel düşüncesine göre; sınavlara hazırlanmak için ne kadar çok zaman ayrılırsa, serbest düşünce ve sorgulama için o kadar az zaman kalacağına inanılıyor. Finlandiyalı öğrencilere bu düşünce doğrultusunda standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Öğrencilerin mesuliyetleri sınıf düzeyinde öğretmenler tarafından ölçülüyor. Sadece 16 yaşında ülke genelinde bir sınava giriyorlar. Erken öğrenme çağındakilerin değerlendirilmesi üstbiliş (kişinin kendi bilişsel süreçlerinin farkında olması) ve öğrenmeyi öğrenmeye odaklanıyor.
  • 16 yaşından sonra öğrenciler ”gymnasium” adı verilen akademik tabanlı liselere ya da meslek okullarına yönlendiriliyorlar. Tüm okullar verdikleri eğitim düzeyinde tam teşekküllü olacak şekilde donatılmış durumda. Ayrıca hangi türde eğitim alırsa alsın toplumda oldukça saygı görüyorlar. Her iki türdeki liseden mezun olan öğrencilerin üniversite eğitimine hakkı bulunuyor.
  • Finlandiya eğitim sisteminde öğrenciler okuldaki tüm işleri nöbetleşe yapıyorlar. Okullarda hizmetli bulunmuyor. Bu uygulama öğrencilerin okullarını benimsemelerini ve sorumluluk duygusu kazanmalarını amaçlıyor. Aynı amaçla okulları dış çevreden ayıran bir bahçe duvarı da bulunmuyor. Öğrenciler kendi sorumluluklarını alacak şekilde yetiştiriliyor. Duvar ile öğrenciye bir sınır çizilmiyor.
  • Öğrenmenin yerinin okul olduğu prensibinden yola çıkılarak öğrencilere ev ödevi verilmiyor.
  • Her öğrencinin farklı bilişel ve duyuşsal algıya sahip olduğu kabul edilerek öğrenme programı çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenleniyor.
  • Özel eğitime ihtiyaç duyan fiziksel / zihinsel engelli öğrenciler sosyal hayata dahil edilerek diğer öğrencilerle aynı okulda eğitimlerini sürdürüyor.
  • Okullar ve sınıflar öğrencilerin rahat edebilecekleri şekilde öğrenmelerine uygun olarak düzenleniyor. Sınıfta yaşayarak öğrenme modeline uygun alanlar mevcut.
  • Eğitim sisteminde ders anlatan ve baskı kuran bir öğretmen modeli yok. Hep beraber etkinlik yapan sınıflar mevcut.
  • Finlandiya eğitim sisteminin en can alıcı özelliği ise eğitimde korku değil özgürlüğün öne çıkması. Öğrenciler baskı ile  disipline edilmek yerine, farklı fikirlerini ifade edebilmeleri adına cesaretlendiriliyorlar.
  • Okulların alt yapıları işbirliğini artıracak şekilde tasarlanıyor. Derslikler, çeşitli sınıflar ve sınıf seviyelerinden öğrencilerin ve öğretmenlerin ortak bir alanda etkileşim halinde olabileceği kollardan oluşuyor.
  • Finlandiya eğitim sisteminde spora son derece fazla önem veriliyor ancak rekabet ve üstünlük kazanmak Fin toplumu için değer verilen bir olgu olmadığından okullarda spor karşılaşmaları yapacak takımlar kurulmuyor.
  • Öğretmen olmak son derece titiz ve prestijli bir süreç. Ülkede eğitim fakültelerine sadece en iyiler kabul ediliyor. Adayların yüksek akademik test sonuçlarına sahip olmasının yanında  onların tutku, fazilet ve pedogojik bilgilerini içeren bir mülakatı da başarmaları gerekiyor. Programları araştırmaya dayalı olan eğitim fakültelerinden, öğretmen adayları yayımlanmış bir tezle beraber master düzeyinden mezun oluyorlar. Öğretmenlerin yüksek eğitim seviyesi, öğrencilerin her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerinin ve esnek çözümler üretebilmelerinin en önemli nedeni olarak görülüyor.
  • Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri olarak kabul ediliyor ve gelir düzeyi oldukça iyi.

Son yıllarda eğitim, eğitim sistemi gibi konular  açıldığında hemen herkesin dilinde olan Finlandiya Eğitim Sistemi’ ni incelendiğimizde temelinde ; eşit, özgür, sorumluluk sahibi, kendine yeten ve en önemlisi  mutlu bireylerin olduğunu görüyoruz. Eğitimini bu temellere oturtmuş bir ülkenin de  Birleşmiş Milletler’in (BM) bağımsız uzmanları tarafından gerçekleştirilen Dünya Mutluluk Raporuna göre Dünya’nın en mutlu insanlarının yaşadığı ülkelerin başında yer almasını hiç yadırgamıyoruz.

Bir cevap yazın