Aşağıdaki metin, “Flu” YouTube kanalında yayımlanan ve Aydın Erdem’in de katıldığı “Eğitim Şart mı? – Türkiye 100 Kişi Olsaydı – Aydın Erdem – B17” başlıklı videoda ele alınan, Türkiye eğitim sistemindeki sayılara dayalı analizlerin ve tespitlerin kapsamlı bir özetini sunmaktadır.
Eğitim, yüksek öğrenimden örgün öğretime, eğitim felsefesinden dünya modellerine kadar pek çok boyutu kapsayan geniş bir konudur. Türkiye’deki mevcut eğitim ekosisteminin büyüklüğüne ve durumuna dair çarpıcı istatistikler, bu alandaki toplumsal meselelere ışık tutmaktadır.
Öğrenci Nüfusu ve Bütçe Büyüklüğü
Türkiye’de örgün eğitimde (anaokulundan lise sonuna kadar) yaklaşık 18 milyon öğrenci (17 milyon 900 binin üzerinde) bulunmaktadır. Buna ek olarak, 6 milyon da üniversite öğrencisi (yükseköğrenim öğrencisi) mevcuttur. Bu rakamlar toplandığında, ülkemizdeki toplam öğrenci nüfusu yaklaşık 24 milyondur. Bu, ülkenin genel nüfusunun yaklaşık %24’üne tekabül etmektedir; yani ülkedeki her dört kişiden biri öğrencilik yapmaktadır.
Öğrenci sayısındaki bu artış dikkat çekicidir: 1984’te 412.000 olan yükseköğrenimdeki öğrenci sayısı, günümüzde neredeyse 6,5 milyona ulaşmıştır.
Eğitime harcanan bütçe de oldukça büyüktür. Devlet eliyle harcanan toplam bütçe bu yıl (2025 bütçesi) 52 milyar dolardır. Bu miktar, TÜİK verilerine göre, eğitime harcanan toplam paranın %83’ünü oluşturmaktadır.
Özel Okul ve Eşitsizlik
Eğitim sisteminde özel okulların rolü ve yarattığı eşitsizlikler önemli bir konudur. Örgün eğitimdeki öğrencilerin yaklaşık %9’u özel okullarda okumaktadır (yaklaşık 1,5 milyon öğrenci).
Ancak bu %9’luk dilim, öğretmen kadrosu ve okul sayısında daha büyük bir paya sahiptir: Türkiye’deki öğretmenlerin %14’ü ve okulların %20’si özel kurumlardadır. Bu oranlar, özel okullarda derslik başına düşen öğrenci sayısının çok daha düşük olduğunu ve eğitimin burada daha nitelikli hale geldiğini göstermektedir.
Toplumun büyük bir kısmı, maddi imkanları olması durumunda özel okulu tercih etme eğilimindedir. 2021 yılında, halkın %55’i özel okulların daha iyi eğitim verdiğini düşünürken, güncel bir araştırmada halkın %61’i imkanı olsa çocuğunu özel okula göndereceğini belirtmiştir.
Özel okul velileri, hane gelirlerinin dörtte birini (%25) eğitime harcamaktadır. Devlet okulu velileri ise ortalama gelirlerinin %12’sini harcamaktadır. Devlet okullarında çocuğu okuyan velilerin %45’i okula “bağış” yaptığını ifade etmektedir.
Özel okullara ilgi yüksek olsa da, eğitim sisteminden genel memnuniyet düşüktür. Özel okula çocuğunu gönderen velilerin bir kısmı, eğitimi meşrulaştırmak için “eğitim sistemi çok kötü, o yüzden para veriyorum” argümanını kullanmaktadır.
Eğitim Kalitesi ve Memnuniyet Düzeyi
OECD’nin PISA gibi uluslararası ölçümleri, öğrencilerin matematik ve fen alanındaki niteliğini ölçmektedir. Türkiye, OECD ortalamasına göre fena bir yerde olmasa da, Avrupa ortalamasına göre analitik konularda geride kalmaktadır.
Türkiye genelinde eğitim sisteminden memnuniyet oldukça düşüktür. Yapılan bir araştırmada, Türkiye ortalaması 5 üzerinden yalnızca 2 puan olarak ölçülmüştür. Net bir şekilde memnun olmadığını söyleyenlerin oranı %66’dır.
Eğitim sisteminin sürekli değiştirilmesi ve politik müdahaleye açık olması da memnuniyetsizlik yaratmaktadır. Son yıllarda müfredat sıklıkla değiştirilmiş (en son Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli), bu durum sistemdeki analizi ve öngörüyü zorlaştırmıştır. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e toplumun %53’ü “çok zayıf” veya “zayıf” notu vermektedir.
İmam Hatip Okulları ve Okul Türleri
İmam Hatip okullarının sayısının artması, eğitim sistemi üzerindeki siyasi etkiyi gösteren önemli bir niceliksel değişimdir. Ortaöğretimde (lise) okuyan 3.160.000 öğrencinin 487.000’i (yaklaşık %15) İmam Hatip öğrencisidir.
Bu artışın bir nedeni, standart Anadolu liselerine ya da meslek liselerine dönüşümün getirdiği maliyet ve kaynak zorluklarıdır. Meslek lisesi kurmak (teknik donanım, laboratuvarlar) çok pahalı olduğu için, birçok devlet lisesi İmam Hatip Lisesine dönüştürülmüştür.
Yükseköğrenim ve Beyin Göçü
Üniversite sayısındaki artış da dikkat çekicidir: 2000’li yılların başında 72 olan üniversite sayısı, şu anda 208’e yükselmiştir. Ancak bu nicel artış, akademik kalitenin düşüklüğü ve bilimsel seviyenin zayıflığı endişelerini beraberinde getirmektedir.
Üniversite diplomasının statü ve para kazanmadaki gerekliliğine olan güven azalmaktadır. İnsanların yalnızca %33’ü, iş sahibi olmak için kesinlikle üniversite diploması gerektiğini düşünmektedir. Ayrıca, üniversite mezunlarının %45’ten fazlası okudukları alanda çalışmamaktadır.
Eğitim sisteminden duyulan memnuniyetsizlik, yurt dışına eğitim isteğini artırmıştır. Toplumun %73’ü kendisinin veya çocuğunun yurt dışında eğitim almasını istemektedir.
TÜİK’in metodolojisine göre hesaplanan beyin göçü verileri, Türkiye’deki yükseköğrenimini tamamlayıp 4 yıl veya daha fazla yurt dışında yaşamış kişileri kapsamaktadır. Beyin göçü, özellikle bilişim (%6,7), mühendislik ve doğa bilimleri gibi kalkınma açısından kritik alanlarda yoğunlaşmaktadır.
Bilişim sektörünün göçte öne çıkmasının temel sebebi, yazılım ve kodlamanın Singapur’dan ABD’ye kadar dünyanın her yerinde aynı standartta iş yapabilmesi ve dolayısıyla uluslararası kısıtlamaların olmamasıdır.
Sosyal Yönler ve Öncelikler
Eğitimin temel faydasına dair görüşler yaş gruplarına göre ayrılmaktadır. Yetişkinler (genel) eğitimi daha çok para kazanma aracı olarak görürken, 18-24 yaş arası gençler, eğitimin amacını kendini geliştirme olarak tarif etmektedir.
Eğitimdeki dramatik sosyal eşitsizliklerden biri, okullarda yemek imkanıdır: Devlet okuluna giden çocukların sadece %7’si okulun sunduğu yemeği yiyebilirken, özel okullarda bu oran üçte birdir. Bir başka üzücü veri ise, velilerin %6’sının çocuklarına harçlık dahi verememesidir.
Gelecek ve Yapay Zeka Etkisi
Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte, eğitimin kalitesi ve başarı kriterleri 15 yıl içinde değişecektir. Yapay zeka, bir süre sonra çok bilgili, çok iyi okumuş bir kişi ile iyi sorgulama (prompt) yapabilen bir kişi arasındaki farkı azaltabilir. Bu durum, eğitimin kalitesinin artık neredeyse 6 ayda bir yeniden tarif edilmesini gerektirecektir.